ntvmsnbc - ‘Canavar yıldız’ doğumunun görüntüsü

11.07.2013 16:02

‘Canavar yıldız’ doğumunun görüntüsü

Avrupa Güney Gözlemevi’ne (ESO) bağlı gökbilimciler, Norma takımyıldızında dev bir ‘canavar yıldızın’ doğum anını görüntülemeyi başardı.

‘Canavar yıldız’ doğumunun görüntüsü

Atacama Büyük Milimetre/milimetre-altı Dizgesi’ni (ALMA) kullanarak yapılan yeni gözlemler, gökbilimcilere, canavar bir yıldızın karanlık bir bulutun içindeki oluşumunun şimdiye kadarki en iyi görüntüsünü verdi.

Gökbilimciler, Samanyolu Galaksisi’nde kütlesi Güneş’in 500 katından fazla olan ve büyümeye devam eden en büyük yıldız doğumevini buldu. Embriyonik yıldız, büyük bir açlıkla içeri doğru hızla çöken madde ile besleniyor. Karanlık bulutun, oldukça parlak ve Güneş kütlesinin 100 katında bir yıldız doğurması bekleniyor.

Gökadadaki en büyük ve parlak yıldız, soğuk ve karanlık bulutların içerisinde oluşuyor ancak bu oluşum süreci, sadece toz ile değil ayrıca bir gizem ile de gölgelenmiş durumda.

İKİ TEORİ
Uluslararası gökbilimciler ekibi, Spitzer Karanlık Bulutu'nda (SDC) 335.579 – 0.292, 11 bin ışık-yılı uzakta bulunan bu tip bir canavar yıldızın oluşumunu daha net görebilmek için ALMA'yı kullanarak mikrodalga taraması gerçekleştirdi.

Devasa kütleli yıldızların oluşumlarına dair iki teori bulunuyor. Teorilerden ilkine göre, oluşumun gerçekleştiği karanlık bulut parçaları birkaç küçük çekirdek oluşturuyor ve daha sonra bu çekirdekler birbirleri üzerine çökerek sonunda yıldızı doğuruyor.

İkinci teori ise daha dramatiktir; bulutun tamamı içe çökmeye başlarken, madde bulutun merkezine doğru hücum eder ve burada dev bir yıldız oluşturur. Fransa'daki CEA/AIM Paris-Saclay'den ve Birleşmiş Krallık'taki Cardiff Üniversitesi'nden Nicolas Peretto'nun yönettiği bir ekip, ALMA'nın gerçekte ne olduğunun ortaya çıkarılmasında yardımcı olabilecek en iyi donanım olduğunu fark etti.

‘Canavar yıldız’ doğumunun görüntüsü

SDC335.579-0.292 ilk olarak, NASA'nın Spitzer Uzay Teleskobu ve ESA'nın Herschel Uzay Gözlemevi ile yapılan gözlemler sonucunda karanlık, yoğun gaz ve toz iplikçiklerinden oluşan kozmik bir ortam olarak ortaya çıkarılmıştı.

GÜNEŞ’İN YÜZLERCE KATI
Gökbilimciler, en son gözlemlerinde ALMA'nın eşsiz hassasiyetini, toz miktarına ve karanlık bulut içindeki gaz hareketine daha detaylı bakabilmek için kullandılar ve gerçek bir canavar buldular.

Peretto, “ALMA ile yapılan kayda değer gözlemler, bize bu bulutun içinde ne olduğuna dair, ilk, gerçekten derin bir bakış sağladı... Canavar yıldızların nasıl oluştuklarını ve büyüdüklerini görmek istiyorduk ve kesinlikle bu amacımıza ulaştık! Bulduğumuz kaynaklardan biri kesin olarak Samanyolu'nda şimdiye kadar görülmüş en büyük öncül-yıldız çekirdeği” ifadesini kullandı.

‘Canavar yıldız’ doğumunun görüntüsü

Bulutun içinde dönüp duran bu çekirdek (embriyonik yıldız) Güneş'imizin kütlesinin 500 katından daha büyükt. ALMA gözlemleri, daha fazla maddenin halen daha içe doğru aktığını ve kütleyi arttırdığını ortaya koydu. Bu madde, sonunda, çökerek kendi yıldızımızdan 100 kat daha büyük kütleli genç bir yıldız oluşturacak. Ortaya çıkacak yıldız ‘nadir bir canavar’ olarak kabul ediliyor.

10 BİNDE 1 RASTLANIYOR
Peretto, “Şimdiye kadar bu bölgenin devasa kütleli yıldız oluşum bulutu için iyi bir aday olduğunu düşünmemize rağmen, merkezinde bu denli büyük kütleli bir embriyonik yıldız bulmayı beklemiyorduk” dedi. Gökbilimci, “Bu cismin Güneş'ten 100 kat büyük kütleli bir yıldız oluşturması bekleniyor. Samanyolundaki yıldızların sadece on binde biri bu denli büyük bir kütleye ulaşabilir!” ifadesini kullandı.

Araştırmada yer alan İngiltere’nin Manchester Üniversitesi’nden Gary Fuller, “Bu yıldızlar sadece nadir değil aynı zamanda doğumları oldukça hızlı, çocuklukları kısadır, bu nedenle bu denli büyük kütleli bir cismi evriminin başlarında bulmak muhteşem bir sonuçtur” yorumunda bulundu.

‘Canavar yıldız’ doğumunun görüntüsü

Bir başka ekip üyesi, Fransa'daki Bordö Astrofizik Laboratuar'ından Ana Duarte Cabral, “ALMA gözlemlerinin, ipliksel gaz ve toz ağının muhteşem detaylarını orataya çıkardığını ve küçük merkezi bölgeye doğru olan devasa miktardaki gaz akışını gösterdiğinin... Bu ise, parçalara ayrılma teorisine nazaran devasa yıldızların oluşumunda görülen küresel bir çökme teorisini destekliyor” dedi.

ALMA’nın 66 anteninin sadece çeyreğinin kullanıldığı gözlemler, teleskobun Erken Bilim aşamasının bir bölümünü oluşturuyor. Peretto, “Bu detaylı gözlemleri, ALMA'nın nihai potansiyelinin sadece bir kısmını kullanarak elde ettik... ALMA, kesinlikle yıldız oluşumu hakkındaki bilgilerimizi kökten değiştirecek ve şimdiki soruları çözerken yeni sorular ortaya atacak” dedi.

Kaynak: http://www.eso.org/